Dut ağaçlarının hatrına,
batmaya hazırlanan güneşin gölgeleriyle oynaşırken içimizdeki ses
Ne çok şarkıyı mırıldandık
Duyurmadan birbirimize
Geceye karışmaya hazır fısıltılarıyla
Çığlık çığlığa bir akşam üstü
Aşkla yürüdüğümüz yolları mayınlayarak ardımızdan akan zaman
Hançeri bile, suyu bulandır,
Neredeyse başlayacak talanı
Zemherinden zehir baharı
Kim bağışlayacak yalanları
Tanrılar suskun,
Öyleyse ne de bilgece
Kimse sormayacak
Gündeki telaşı, gölgedeki uğultuyu
Sesi yak, sözler bir uzun göç yolu
Kış uzaksa da, anıların yakınlığından say
Gölgeyi sil, belleği küfle oynaşan zaman
Yükü indir, ırmağı sustur
Çocuktur geçmişi öldüren
Geleceği yık !
Aşktır, doğuracak o ebesi, gece
Karanlığının ellerine sokul
23,06,2015 karataş
Yücel Tekin