Çöl diyorsun, yağmuru geceden saymaz
Ardımızı dönüp gitmezsek, bitmez, çöl orada diyorsun
Ve oysa asan yok, oysa musa değilsin, günah da yok
Ve her nasılsa önünde uzayan kızıldeniz
Ardında firavunun uğursuz günahkarlığı
Ekerek susuzluğu her bir tanesine kumların
Milyonda bir ihtimal de var, çöl susabilir
İçindeki denizin volkanlara öykünmesi gibi
bir şey oysa, sen sustukça suları harlanan
Elinde asan olsa, yaracaksın şimdi bu suları
alnının ortasına bir öpücük kondurur gibi
çıktığın göç varacağın kıyıya reyhan
çiçeklen pencere önünde maşuk,
balkonda, gül ah gün
asan yok, taşan denizinden gayrısı da yok
çün sen o sulara giriyorsun
kaybetmekse firavuna kalsın
daha ne çok düşü var çölün
sardunyan, fesleğenin ne çok
bir salkım söğüt öykünür gibi saçlarına
su orada,
çöl burada,
asam yok, açamam suları.
boynu bükükse de papatyanın
yüzünü dön,
su burada,
gülden gün de.
nasılsa yağmura dönenir asa
aldanma…
-Haziran 2015-