Konstantiniye’li elleri, taçları, saçları

Yağmuruna uzanan sardunyası

Talihinizdir susar, sulanırken.

Bilmezler orada usulca dokunuşlar

Biraz da güneşle okşanası gözleri

En ücrasından okyanusunun

Bir iç deniz değil mi kıyıları

Yaman ıssızdır…

Değdi mi rüzgâr yapraklarına

Bir güzel çiçeklenecek gölgeliklerinde, hayat

Değse ya yürekleriniz bin yarasına…

Uzun yalnızlıkları var

Hangi coğrafyasına dağıldıysa kafilesi,

Umursamazlığınızın

Size değecek, size diyorum

Ah bir bilseniz ne güzel saçları var

Orman büyütür, tarih olur

Bin değse…

Mora’lıdır biraz da

Thesellia’lı olduğu kadar

Gayretiniz yürüse yüreklerinize

Görürdünüz o bin tanrılı tarihi

Nasıl da görkemle yürür, tutuşturarak

Uzak, nisyanlarda umutsuz bellediğiniz

İsyan taşıyor gecenin, bir de ateşin çocukları

Yeter soluğu hepinizi tutuşturmaya

Ah dokunsanız saçlarına, ellerine

Görkemli ayaklanmasıdır gecesinde

Akdenizli aşkımızın…